Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 10 Kasım 2004 tarihinde verdiÄŸi karar, bazı çevrelerce kamuoyunu yanıltmak amacıyla ileri sürülenin aksine, madenin siyanür liçi yöntemle iÅŸletilmesini yasaklayan ya da madenin kapatılması gerektiÄŸini belirten bir karar deÄŸildir. Aksine, AİHM de Danıştay’ın 23 Haziran 2004 tarihli kararının gerekçesinde olduÄŸu gibi, 13 mayıs 1997 tarihli Danıştay kararından sonra maden hakkında yeni bir Çevresel Etki DeÄŸerlendirmesi (ÇED) raporu hazırlanması gerekirken, böyle bir raporun hazırlanmamış olmasını yargı kararının gereÄŸinin yerine getirilmemesi olarak deÄŸerlendirmiÅŸtir.
Mahkeme tarafından, madenin herhangi bir hasara veya zarara yol açtığı tespit edilmemiş olduğundan, davacıların maddi tazminat talepleri reddedilmiş; mahkeme, sadece, 1997 yargı kararının geç uygulanmasından dolayı ?manevi? tazminat ödenmesine karar vermiştir. Bunların yanı sıra, Mahkeme, siyanür liçi yönteminin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi?ne ve Türk yasalarına aykırı olduğuna dair bir karar da vermemiştir.
Mahkeme, Hükümetin madene verdiÄŸi iznin, Türk yasalarına göre usul hatası olarak kabul edilen nedenlerle geçersiz hale geldiÄŸini belirtmiÅŸtir. Mahkeme, öncelikle, İzmir İdari Mahkemesi’nce 1997 yılında verilen kararı Hükümetin gereken ivedilikle uygulamadığını; ikinci olarak, yeni bir ÇED sürecinden geçirilmediÄŸi için 2000 yılında verilen yeni deneme izninin yasal zemine dayanmadığını düşünmektedir.
Özet olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi?nin kararı, bazı çevrelerce ileri sürülenin aksine, madenin siyanür liçi yöntemle iÅŸletilmesini yasaklayan ya da madenin kapatılması gerektiÄŸini belirten bir karar deÄŸildir. Aksine, AİHM de Danıştay’ın 23 Haziran 2004 tarihli kararının gerekçesi olan maden hakkında yeni bir ÇED raporunun hazırlanması gerektiÄŸini kabul etmiÅŸ ve böyle bir raporun hazırlanmamış olmasını yargı kararının gereÄŸinin yerine getirilmemesi olarak deÄŸerlendirmiÅŸtir.
AİHM?nin bu kararı ile, Ovacık Altın Madeni’nin siyanür liçi yöntemi kullanılmak suretiyle iÅŸletilmesinin yasaklanmamış olduÄŸu ve konuyla ilgili yeni bir ÇED Raporu ve “olumlu görüş” verilmesi halinde faaliyetin hukuken mümkün olduÄŸu hususları açıklığa kavuÅŸturulmuÅŸtur.
« Geri Dön